bir takım özgürlükleri savunacağıdım

Uykusuz Dergisi Sayı 50′deki yazımdır:

BİR TAKIM ÖZGÜRLÜKLERİ SAVUNACAĞIDIM, AMA ELALEM NE DER DİYE SAVUNAMIYORUM

Eğer on yaş daha yaşlı bir kişi olsaydım bambaşka biri olabilirdim. On yıl daha önce doğsaydım 80 darbesi çocukluğuma, Özal dönemi de ergenliğime denk gelmezdi. Özal döneminde çıkan muzır yasası -yani küçükleri muzır neşriyattan koruma kanunu- tam da benim çocukluktan çıkıp ergenliğe girdiğim yıllara tesadüf etmezdi. Porno namına her hangi bir neşriyatın zaten ulaşamadığı ücra memleketlerde ikamet etmekte olan ben, gözümün bacak-g.t-meme’den başka şey görmez ve görmek istemez hale geldiği yaşlarda, gazetelerdeki üç kuruşluk bikinili hatun fotoğraflarından bile mahrum kalmazdım. Eğer on yıl daha yaşlı olsaydım, darbeyi ve sonrasını üniversitedeyken yahut yeni yeni çalışmaya başladığım sıralarda yaşamış olurdum ve belki özgürlük mücadelesini bir örgütlenme mücadelesi olarak görür, yaşar, hisseder ve benimserdim. Tüm benliğim g.tteyken, g.tün yasaklanmasıyla kendi benliğimden şüphe etmek zorunda kalmaz, benliğimi kurtarmak adına tüm ilgimi basındaki g.t yasağını kınayan haberlerin takibine vermezdim. Eğer TRT yayınladığı her filmdeki en ufak öpüşme sahnelerini bile kesiyor olmasaydı, Betty Blue sinemada ancak yargıtay kararıyla oynayabiliyor olmasaydı ve filmlerin kesilmeleri ve yasaklanmaları gazetelerde haber haline gelmeseydi, “memleket meselesi” deyince benim aklıma belki g.t yasağı değil de grevler, çatışmalar, savaşlar geliyor olurdu. Böyle olsun isterdim de, o zaman belki kendi derdimle böyle tek başıma ve yapayalnız kalakalmazdım.

Evet, maalesef böyle olmadı; darbeyi ben t.şşaklarıma yedim. Dünyanın en önemli olayını kesilen filmler, sansürlenen gazete ve dergiler olarak bilip öğrendim. Özgürlük mücadelesini ifade özgürlüğü mücadelesi olarak, onun da en merkezi noktasını cinselliğin ifadesinin özgürlüğünün mücadelesi olarak bilip öğrendim. O şekilde yaşadım ve hissettim.

İçinizden “İyi bok yedin” mi diyorsunuz? “Özgürlük deyince s.kinin özgürlüğünü bellediysen yanılmışsın dostum” mu diyorsunuz? Cinselliği keyif, cinsellikle ilgili özgürlükleri savunmayı arsızlık olarak mı görüyorsunuz? İnternette siyasi sitelerin engellenmesini önemsemek dururken porno sitelerin engellenmesini önemsemeyi düşkünlük mü sayıyorsunuz? Siyasi derneklerin kapatılmasına karşı durmaya politik olmak, eşcinsel derneklerin kapatılmasına karşı durmaya lümpen olmak mı diyorsunuz? Memlekette ve hatta dünyada insanlar ölüyorken, insanlar işkence görüyorken, insanlar köle gibi çalıştırılıyorken benim gibi s.kiyle t.şşağıyla meşgul olanları küçümsüyor musunuz, hor mu görüyorsunuz?

Siz küçümseyedurun, sizin yerinize önemseyenler var. Öyle ki onlar kim s.kini tutsun kim tutmasın diye parlamentolarda toplanıp kanunlar çıkarırlar. Siz cinsel özgürlükleri temel özgürlüklerden saymayadurun, onlar cinsel özgürlükleri kısıp açmak suretiyle bireylerin toplumsal rollerini ve toplumsal hiyerarşinin yapısını belirlerler. Siz cinselliği bir hak değil bir keyif olarak değerlendiredurun; dün motosiklete ek vergi geldiğinde zengin oyuncağı deyip onu da küçümsemiştiniz, bugün fotoğraf makinesine gelen aynı ek vergiye itiraz edecek takatiniz yok mu? Siz hak ile keyif arasındaki ince çizgide oyalanırken onlar çizgiyi diledikleri yöne çekiverirler. Siz porno site yasağına karşı duranları otuzbirci diye küçümseyedurun, onlar pornoyu yasaklayarak yasaklamanın meşruiyetini ele geçirirler. Siz porno tüketeni de üreteni de aşağılayadurun; onlar, balık tutarken tayt giyen kadını pornocu, onu beğenip göz ucuyla bakan erkeği otuzbirci sınıfına sokarak sizin aşağılama listenizi sizin bile haberiniz olmadan genişletiverirler. Sİz bütün pornocuları çocuk pornocusu sanadurun, onlar çocuk pornosunu engellemek iddiasıyla toptan pornoyu yasaklayarak sizin yüreğinize su serperler; diğer yandan sigortasız çocuk işçi çalıştırabilmek için ellerinden geleni yaparlar. Siz kadının başını önemseyin kıçını önemsemeyin, onlar her ikisini de sizin yerinize önemsemekle kalmaz, kaç çocuk doğuracağına kadar ayrıntısını bile belirlerler. Siz basında cinsel içerikli yayınları küçümseyedurun; onlar, zararlı içerik tanımlamaları gayet muğlak bırakılmış yasalar sayesinde, olağan cinsel içeriği zararlılıkla itham edip, kendileriyle karşıt görüş taşıyan ama suç teşkil etmeyen yayınları çok güzel susturabilirler. Onlar ki sizin ayıbınızı sizden iyi bilenlerdir. Onlar ki her ne yapıyorlarsa sizin cinselliğe bakışınızdaki ayıpçıliğa dayanarak ve cinsel özgürlükçülere bakışınızdaki küçümsemeye yaslanarak yapanlardır. Onlar ki entelektüel tartışmayı “Yoksa ibne misin?”, “Yoksa pezevenk misin?” diyerek profesyonelce baltalayanlardır. Onlar ki sizin hak aramak için her kalkışmanızda ayıp yerlerinize “cüccük hareketi” yaparak sizi gerisin geriye yerinize oturtanlardır. Onlar ki gençleri zararlı neşriyattan korumak bahanesiyle çıkarttıkları yasalarla sadece ve ustalıkla kendi varlıklarını koruyanlardır.

Siz küçümseyedurun; dün bu memleketin Toramanlı Karagöz’ünü müzelerin depolarında çürümeye terkedenler, bugün bu topraklara ait taş heykellerin ayıp yerlerini bezlerle örtecekler, yarın tarihi balçıkla sıvamayı başaracaklardır. Onlar, -ormanlar hakkında olsun, bilimsel kurumlar hakkında olsun, yahut cinsellik hakkında olsun- öne sürüp sürüp geri çektikleri yasaları, taşı delen su damlaları gibi, toplumun başlangıçtaki direncini yavaş yavaş eriterek hayata geçireceklerdir. Siz geçmişte t.şşaklarınıza gelen darbenin sahibini bugün koruyucunuz sanadurun; onlar dün diz darbesiyle bugün yumruk darbesiyle vuracaklar, istikrarla, değişmeden kalacaklardır.

Sizler dostlarım, aman küçümsemeye devam edin. Aman ha özgürlük savunayım derken ibne yahut pezevenk olmayın. Cinselliksiz ve cinsiyetsiz mücadelenizin gururuyla başınızı dik tutun. Başınız dik halde ufka bakarken rakibinizden t.şşaklarınıza beklemediğiniz ani bir diz darbesi alıp iki büklüm yere kapaklandığınızda ise sakın ola üzülmeyin. Üzülmeyin çünkü tarihin hükmü bir kuşak sürer. T.şşaklarına darbe almış gençlik kendini toparlayıp ayağa kalkana kadar iki kuşak geçmiş olur bile. Ortalıkta “eskiden annem mini etek giyermiş” diye anlatan dede kalmadığında, yeni kuşak kendi durumunu kıyaslıyabileceği her hangi bir şey hatırlamıyor olacak; toplumu ezelden beri o anki gibi sanacak. Sadece t.şşakları anlam veremediği bir şekilde sızım sızım  sızlıyor olacak, o kadar…

22 Responses to “bir takım özgürlükleri savunacağıdım”

  1. Yalçın Pembecioğlu Says:

    Tek kelimeyle muhteşem. Saygıyle eğiliyorum.

  2. ferhat can Says:

    tam da suya sabuna dokunmadan yazılmış “sansüre hayır” yazılarından bıkmışken, bu bol köpüklü yazıyı zevkle okudum. az biraz beynimi sıvazladım.

    yaşasın mast-der ! yaşasın sıvaz !

  3. Kemal Şahin Says:

    ne güzelde özgürlüklerin aslında nereden başladığını tespit edip yazmışsın. Ağzına sağlık diyorum. Bu yazın aslında son zamanlarda internetteki sansürlere karşı yapılan hareketinde özeti oldu. Ayrıca Teknosohbet’de de benzer bir durum tespit edilmiş ve özellikle de youporn’na nasıl girilebileceğini anlatmıştı. Benim edebiyatım belden aşağı!

  4. Deniz Hoyman Says:

    “insanlardan seksi alın. onu yasaklayın, kötü yapın. ritüel üremeye indirgeyin. onu bastırılmış bir sadizme sıınmaya zorlayın. sonra insanlara nefret edecekleri bir günah keçisi verin. onların ara sıra bir günah keçisini öldürerek deşarj olmalarını sağlayın. mekanizma binyıllar yaşındadır. zorbalar onu daha ‘psikoloji’ kelimesi icat edilmeden asırlar önce kullanıyorlardı. işe de yarar hani.”

    R. A. Heinlein

  5. Cem Yamanyılmaz Says:

    Helal olsun memo son zamanlarda dayatıılan sansüre karşı en güzel yazı..Ellerine sağlık.

  6. selim Says:

    kalemine sağlık üstad. zaten seks yapamayan bu 80 milyonluk koca ülkenin 31 çekmesine de izin vermemek istiyor ortaçağ karanlığı. oldu olacak cinsel organlarını söküp atsınlar 80 milyon insanın…

    şimdi ne yapacağız eylem olarak?

  7. eray Says:

    kaptan memo, eline sağlık. utanmadan hala iddia ettiğin bu düşüncelerin destekçisiyiz. kurbağa ve kaynar su hikayesini akıldan çıkartmamak gerek…iyi çalışmalar.

  8. Sarp Says:

    memo çok doğru bir noktaya barnak basmışsın yazını deegide görmüştüm o sayfayı fotkop ladım sooora duvara astım süperesin

  9. Muammer Says:

    harika kesinlikle

  10. İnsansevmeyenhayvan Says:

    memo tembelçizer’i am göt meme çizen sapık bir çizer zanneden insanlara gösterdiğim yazıydı bu. etkilenmeyen genç beyin görmedim, kaybetmiştim yazıyı ki buldum burada…

    kesinlikle mükemmel bir yazı…

  11. bastard bear Says:

    fakat sansürcüler federasyonunun atladığı ya da düşünemediği bişey var,
    mozaikle sansürlediğiniz film karelerinde aslında mozaiklerin altında ne olduğnu anlayabilen milyonlarca genç var bu ülkede,,,bu sansürlerin bile engel olamadığı direnci kırılmaz zihniyete karşı ne gibi bi sansür programı geliştirmeyi düşünüyosunuz ey federasyon yetkilileri…

  12. biggiesmall Says:

    Saygılar, çok güzeldi.

  13. sohodo Says:

    dünya üzerinde bu yazıyı okuyup hak vermeyecek olan bir kişi varsa o kişi eğitimsiz, cahil,deli,mantıksız ve artniyetlidir ya da işte bu yapılanları yapan kişilerdir…

  14. Adımız çıkmış pornocuya… « Tamamen Atıyorum Says:

    […] kadınların meta olması konusuna gelince, memo tembelçizer’in çeşitli yazılarında (bu biiir, bunlar da ikiiiii) değindiği üzere, kadınlar gerçek hayatta metalaştırılmadığında, […]

  15. YESMAN Says:

    Yazınız çok güzel olmus.Ben derim ki sizinde izniniz olursa bu yazıyı herkes kopyalasın çeşitli sitelerde yayınlasın tabi sizden alinti yaptigimizi belirtmek şartıyla.

  16. sağlık hemşire Says:

    merhaba böyle güzel bir konu hakkında verdiğin açıklamalar için teşekkürler
    herkes siz gibi olsa süper olur harikasın!!

  17. uzaklar Says:

    çok güzel bir yazı olmuş tebrik ederim başarılar dilerim.

  18. karabar Says:

    Ortalıkta “eskiden annem mini etek giyermiş” diye anlatan dede kalmadığında, yeni kuşak kendi durumunu kıyaslıyabileceği her hangi bir şey hatırlamıyor olacak; toplumu ezelden beri o anki gibi sanacak.

    Burası can alıcı noktası, eline sağlık memo..

  19. Canbildik. Says:

    Seni yıllardır tanır gibiyim Memo abi. Dayım gibisin. İlk tanışıklığım, hiç unutmam, beyine uygulanan bir operasyonla insanlığın boktan iğrenmesinin önlendiği bir dünyayı betimlediğin iki sayfalık kısa hikayenle olmuştu.

    O zamanlar küçük çocuğum tabi. Hikayen beni o kadar etkilemişti ki “gözlerimin açılmasına” diyim, önayak olmuştu. Tarzın olsun, bakış açın olsun o kadar yalın ve o kadar şaşırtıcı ki, insanların algılarındaki duvarların eline veriyosun gerçeğin yılmaz s.kini afedersin.

    Bu yazını okuduğumda beni ben yapan etkenlerden biri olduğunu anlamıştım yıllar sonra, şimdi karşıma burada çıkınca dayanamayıp minnetimi sunayım dedim. Canını yediğim internet ortamları yazarla okurun geleneksel konumlarını da yıkıyor amın götün bulunamazlığını yıktığı gibin. (amatör severim.)

    Böyleyken böyle. Otuzbircilik müessesesi üzerinden insanlığın hazin durumunu gözler önüne serdiğin edebi ayak oyunların var ya, sana hayran bir kuşak var.

  20. Ata Says:

    son yorum google yasaklarından önce yapılmış. bu usta yazının tekrar hatırlatılması çok manidar.

  21. kunteperulas Says:

    Çok güzel bir yazı olmuş abim. hislerime tercüman hissettim bir an seni… ellerine sağlık

  22. zerzevat Says:

    adam haklı beyler dağılın.

Leave a Reply